İsmet İnönü, Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık yapmış devlet adamları içinde, tenis oynayan, bir ilk olarak dikkat çekiyor.
İsmet Paşa’yı, Ankara’da çekilen fotoğrafta tenis kulübünde tenis izlerken görüyoruz. Çok önemli bir arşiv fotoğrafı. Yıl, 1937-1938.. Ankara Tenis Kulübü’nün ilk yılları. O zamanki adı, Stadyum kortları…Topu topu 2 kort, ancak Ankara’nın sosyal hayatına büyük renk katan kortlar. Bugün ki Ankara Tenis Kulübü restoranının yazlık kısmının önündeki iki kort.. Arka planda, iki bölüm barakadan oluşan kulüp tesisi. Oynayanları, güneşten ve yağmurdan koruyan, kışın kapalı olan kulüp binası.
İsmet İnönü, o yıllar başbakanlıktan istifa etmiş, emeklilik günleri.
Yıllardır ilgilendiği tenisi, bir de Ankara’da canlı olarak izlemek istemiş. Stadyum kortlarında, çoğunlukla yurt dışında öğrenim görmüş ya da çalışmış
kişilerin oynadığı tenisi merak etmiş olmalı.
O yıllar, Ankara’da 1928 yılında kurulan Kavaklıdere Tenis Kulübü de (Sporting Kulüp) var.
İsmet Paşa’nın, tenise ilgisini destekleyen bir başka fotoğraf, Ankara’da tenis izlerken çekilen fotoğraftan 10 yıl öncesine ait.
Atatürk’ün de bulunduğu bir fotoğraf.. Atatürk, gülümseyerek, İsmet İnönü’nün, Afgan Kralı Amanullah Han ile tenis oynayışını seyrediyor.
Yer belirtilmemiş. Tarih, 24 Mayıs 1928…(1) 
İsmet İnönü’nün tenis oynadığını belgeleyen en önemli kaynak, Yapı Kredi Yayınları’ndan kitap olarak çıkan, İsmet Paşa’nın günlükleri.
İnönü’nün, Kurtuluş Savaşının ve batı cephesinin önemli komutanı iken tenise de vakit ayırdığını görüyoruz. Günlükteki ilk not:
03 Temmuz 1922 Pazartesi
“Akşam tenis. Mösyö Laport bana raket ve top göndermiş.”
İnönü’nün söz ettiği Mösyö Laporte, Fransa konsolosu. O yıllarda tenis raketi, top, tenis filesi bulmak mümkün değil. İsmet Paşa’nın tenis oynadığı yer, Konya Tayyare Mektebi (tayyare istasyonu) 1920 yılında kurulmuş. Burada bir hangarda tenis kortu oluşturabilmek, mali olmasa da malzeme, bilgi ve deneyim olarak yardıma ihtiyaç duyulan bir konu. Bu yardımın da Mösyö Laporte’dan geldiğini düşünüyorum.
O yıllarda radyo yok, televizyon yok. Tenisin ne olduğunu, nasıl oynandığını ancak yerli ve yabancı gazete ve dergilerden öğrenebilirsiniz. Bir de İstanbul, İzmir ve Ankara’da yaşayan yabancılardan.
1920’li yılların başında tenis, özellikle İstanbul’da çok popülerdi. Bir çok semtte kortlar açılıyor ve kort mensupları birbirleriyle çekişmeli maçlar yapıyorlardı.
Özellikle Fenerbahçe, Selim Sırrı Tarcan’ın desteğiyle de Galatasaray, tenise özel ilgi gösteriyordu.
İsmet Paşa’nın günlüklerine dönersek, diğer notlar şöyle:
07 Temmuz 1922 Cuma
“Akşam tayyare mektebinde tenis.”
09 Temmuz 1922 Pazar
“Akşama tenis.”
21 Temmuz 1922 Cuma
“Akşam tenis.”
24 Temmuz 1922 Pazartesi
“Akşam muvaffakiyetli tenis. İki parti.”
Görüldüğü gibi tenis oynanan günler birbirine çok yakın. Günlüğün bundan sonraki bölümlerinde tenis var mı, var da tekrar olmaması için kitaba alınmadı mı bilmiyoruz. Günlüklerde yer aldığı kadarıyla İsmet İnönü’nün tenis oynadığının en sağlam kanıtları.
Geliyoruz 04 Ağustos 1922’ye.
Paşa, şöyle not etmiş:
04 Ağustos 1922 Perşembe
“Akşam tenis. Tevfik Bey’le beraber.”
Büyük taarruzun 3 hafta öncesi.
Batı cephesi komutanı, Türkiye’nin kaderini değiştirecek Büyük Taarruz öncesinde sporu, tenisi ihmal etmemiş. Burada, tenis oynayacağını belirttiği bir topçu subayı olan Tevfik Bey’in, o yıllarda Batı cephesinde görevli olduğunu, Lozan Barış Konferansı’na katılan heyette askeri danışman olarak görev alan ve 1924’de de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne getirilen Mehmet Tevfik Bıyıkoğlu olduğunu düşünüyorum.
Büyük Taarruz ordularımızın zaferiyle sonuçlanmış ve sonrasında Mudanya Mütarekesi yapılmıştı.
Mütarekeden sonra barış anlaşması yapmak için Lozan’a giden İsmet Paşa, Paris’te bulunurken Oto (Auto) spor gazetesinin muhabiri İsmet Paşa ile ilginç bir görüşme yapar.
Bu görüşmede İsmet Paşa, bir soru üzerine şu cevabı verir:
‘Biz ikimiz de (diğeri Erkan-ı Harbiye Reisi Tevfik Bey) hareketli sporculardanız. En büyük eğlencemiz tenistir.’(2)
(1) Fotoğraf kaynağı, Atatürk Gazi Mustafa Kemal, foto Cemal Işıksel, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969, sayfa 33
(2) Spor Alemi Dergisi, Sayı 9-71, 29 Teşrinisani 1338 (29 Kasım 1922 s.7)
Yazılar
- GÜLÜMSETEN ANILAR (20)
- TENİS SÖZLÜĞÜ (30)
- TENİSİN İÇİNDEN (23)

